GÜZEL ATLAR ÜLKESİ’NDE BİR PERİ MASALI ...
 

Pers dilindeki Güzel Atlar Ülkesi Kapadokya ve Güneşin Şehri Sinasos, Mustafapaşa’dayız. Bir film setini andıran doğal dekorlarla bezeli bu mekân, Japon yönetmen, yapımcı ve senaryo yazarı Akira Kurosawa’nın sekiz ayrı kısa filmden / düşten oluşan izlenesi Yume / ‘Dream’s filmini çağrıştırıyor… Lirik, büyüleyici etkisine ve doğaya ithaf edilmiş aktarımına denk düşen, sanata ilişkin taşıdığı sorumluluğu hissettiren 1858 tarihli evin özgün dokusuna sadık kalınarak inşa edilen ‘Perimasalı Cave Hotel’e konuk olduk.

perimasali

Otelin kurucusu ve işletmecisi Salih Birbilen ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi sonrasında mekândan ayrıldığımızda; yarınlara ve sonraki kuşaklara aktarılacak unutulmaz bir peri masalına tanıklık etmiş olmanın gururunu ve mutluluğunu taşıyorduk.

Büyülü bir coğrafya; Kapadokya… Tarih ve doğanın buluştuğu bu mekâna gelip de hayran olmamak mümkün değil sanki. Siz buraya ilk defa neden ve ne zaman geldiniz?

S.B--Buraya ilk defa, 23 sene önce, bir halı mağazasından aldığım teklifi değerlendirmek üzere geldim. Bir kentte yeni bir yaşam kurmak için atılan her adım gibi benimde burada kalıp, kalmamaya dair çelişkilerim vardı. Bu nedenle önce tüm önyargılardan uzak bir şekilde, bölgeyi daha iyi tanımak için gezmek istedim. Çok fazla ilerlememiştik ki Kapadokya’nın büyülü atmosferi beni de etkisi altına aldı ve kalmaya karar verdim.

perimasali

Tarihin canlı tanığı ve zamanın bile silemediği izleri mağrur bir eda ile taşıyan Sinasos’da, bir masal başlattınız. Bu fikrin oluşum sürecinden bahseder misiniz?

S.B--Uzun süre çalıştığım halı satışı sektörünü, Japonca tur rehberliği takip etti. Bu döneme paralel olarak butik oteller moda olmaya başlamıştı. Mesleğimin bir gereği olarak, tarihsel ve sanatsal konularda edindiğim birikim Sinasos yöresindeki canlı dokuyu fark etmemi sağladı.

1924’te gerçekleşen mübadele ile bölgeden Jerveni’ye mübadil olarak giden Rumlardan kalan evlerin mimari dokusu, sağlamlığı ve sanatsal miras niteliği beni büyüledi. Bu özelliklerin farkına henüz varamamış olan yerel halk halen bu evlerin odalarında büyük baş hayvan besliyor ve değerinin oldukça altına eski taş evleri satıyordu. Bu şekilde alınan evler butik otellere dönüştürülüyordu ve Ürgüp, Uçhisar ve Göreme’de fiyatlar oldukça yükselmeye başlamıştı. Otelin şu an kurulu olduğu mekânı, eşsiz manzarası ve yapısal uygunluğu nedeniyle satın alarak, bir hayli sancılı süreçlerin ardından konukların hizmetine açtık.

perimasali

Huzur ve mutluluk duygularını duvarları ile çevrelemiş bu masalsı yapı, kendiyle özdeşleşen “perimasalı” adını nasıl aldı?

S.B--Aklımdan geçen isimler mitoloji, tarih ya da sanat ile ilgiliydi. Önce Olimpos veya Akropolis olsun diye düşündüm fakat her iki ismi de uygun bulmadım, Birçok arkadaşım isim bulma konusunda farklı fikirler öne sürdü, verilen fikirler bende beklediğim sıcak çağrışımları oluşturmamıştı.

Geçmişte Rumların yaşadığı dönemden sonra taş evlerin Türklere geçmesiyle, misafir kabul odası olarak kullanılmış olan ve daha sonradan bizim kahvaltı salonuna dönüştürdüğümüz odanın duvarında, binayı satın aldığımızda, artık korunması pek mümkün olmayan bir duvar resmi gördük. Duvar, maruz kaldığı yağmur ve kar suyundan dolayı nem almış olduğundan bizim tarafımızdan yeniden inşa edildi. Kasabada halen resim öğretmenliği yapmakta olan Kaan SARI ile aynı cepheye Rafaello’nun “Perigalateia” adlı resminin kopyasını yapmaya karar verdik. Resimdeki birçok anatomik hatayı düzeltmeye çalışan ressam, bana göre orijinalinden çok daha başarılı bir eser yarattı. Artık kahvaltı salonunda olanca güzelliği ile göz kamaştıran Peri Galateia, “Perimasalı” ismi için farkında olmadan atılan ilk adımdı belkide…

İsim arayışlarımız sürerken, inşaat sırasında desteğini ve ilgisini bizden esirgememiş komşularımın duyarlılığı beni oldukça etkiledi. Kendimi her zaman son derece önem verdiğim, komşuluk ve insan ilişkileri gibi kavramların sıcak ve dostça çemberi içinde buldum. Onların birer masal insanları olabileceğini düşünürken, aklımdan geçen “masal” kelimesi, kahvaltı salonumuzda fırça darbelerinin belirginleştirdiği şiirsel “Galateia” ve her gün eşsiz doğal oluşumların süslediği büyülü diyarın, vazgeçilmez öğeleri olan “Peribacaları” kelimeleri bir bulmacanın kayıp parçaları gibi birleşerek, zihnimde “Perimasalı” adının belirmesini sağladı.

perimasali

Tescil ettirene kadar geçen iki buçuk aylık sürede, meydana getirmekte olduğum masalın, kendine pek yakıştığını düşündüğüm bu özel ismini kimseyle paylaşmadım. Bu sürenin sonunda, dostlarımla paylaştığımda isim için yapılan yorumlar harikaydı.

Her biri ayrı bir dünyaya açılan ve konuklarını farklı bir aleme taşıyan odaların isimlerinin kaynağı ve konuklarına sundukları hizmetler nelerdir?

S.B--Otelin ismini “Perimasalı” olarak belirledikten sonra, odalara peri isimleri vererek masalımızı taçlandırmak istedik. Deniz Perisi- Galateia, - Su Perisi Daphne, - Kır Perisi Lyke, Yankı Perisi- Ekho ve onun ölümsüz aşkı Narkhissos, Yağmur Perisi- Maia, Uyum Perisi- Harmonia olarak oda isimlerini belirledik. Her perinin farklı bir mitolojik hikâyesi olduğundan, her oda da, üzerinde oldukça düşünülerek hazırlanmış, farklı dekoratif öğelerle bezendi. Bu tarihi, doğal ve efsanevi dokuda konuklarımıza oda ve kahvaltı hizmetinin yanı sıra bölgeyi daha iyi tanımak amacıyla düzenlenen turlara katılma imkânı sunuyoruz.

Tarihi adeta gizemli atmosferinden soluyabildiğiniz bu benzersiz panoramik yapı ile ilgili yakın gelecekteki planlarınız nelerdir?

S.B--Otelin zirvesinde bulunan ve mülkiyeti belediyeye ait olan arsayı bir takım sıkıntılardan sonra satın aldık. Amacım orada anıtsal, özgün mimari özellikler taşıyan ve görenlerde etkili duygusal çıkarımlar oluşturabilecek, sanatsal bir "eser" yaratabilmek. Restoran- Cafe olarak işletmeyi düşündüğüm bu yapının ticari işlevinden ziyade, tıpkı yüzyıllarca önceden köye bırakılmış mimari yapılar gibi bir imza niteliği taşımasını istiyorum. Önümüzdeki bir- iki yıl zarfında tamamlamayı hedeflediğim bu proje, hem otelin konuklarına hem de dışarıdan gelen konuklarımıza görsel keyif veren manzarasının yanı sıra, değişik lezzetler sunacak. Ayrıca gelecek nesiller için de bir miras niteliği taşıyacak.

Henüz çok yeni bir oluşum olmanız göz önünde bulundurulursa, konuklarınızdan gelen tepkiler ve düşünceler hakkında bize ne söyleyebilirsiniz?

S.B--Salih Birbilen’in Sinasos kültürünü tanıtmak ve geleceğe aktarmak adına giriştiği projelerden birincisi diyoruz biz bu otel için. Çok iyi şeyler yapmak istiyorum bu kasabaya hediye edebileceğim çok şey var gibi gözüküyor. Size bunu bir anekdot ile aktarmak istiyorum. İstanbul’dan gelecek olan bir çift, ilk rezervasyon görüşmelerini gerçekleştirirlerken, otelin hakikaten resimlerdeki kadar güzel olup olmadığı sordu. Onlara internet sitemizde yer alan fotoğraflara yansıtmadığımız çok ince detaylar olduğunu, özellikle her detayı yansıtmak istemediğimizi belirttim. Kalplerinin bir parçasını burada bırakıp gideceklerini, zira elimizde birçok kalp biriktiğini söyledim. Konuklar otelde iki gün konakladıktan sonra sabah ayrılırlarken: ‘Siz bize kalbinizin bir parçasını burada bırakacaksınız demiştiniz gerçekten de kalbimizin bir parçası burada kaldı’ diyerek veda ettiler. Kısacası, şu ana kadar aldığım tepkiler oldukça memnuniyet verici.

perimasali

Kapadokya Ürgüp Mustapaşa’da yer alan Perimasalı Cave Hotel’e yöre insanının katkılarını ve bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

S.B--İnsanların hayret ve gıpta ile yaptığım çalışmaları izlediklerini hissediyorum. Hiç dile getirilmemiş olsa da viran bir yapıda saklı duran potansiyeli, bir yabancının görüp ortaya böyle bir eser çıkarmasının verdiği şaşkınlıktan kaynaklanan iç sesleri duymak çok zor değil.

Meydana gelen her yeni ve başarılı oluşum gibi sonuç, gerçekleştiren kişiye gurur verici olsa da, süreç bazen sancılı ve zordur. Sizin karşılaştığınız engeller ve memnun olduğunuz konular nelerdi?

S.B--Projemin anıtlar kurulunda değerlendirilmeye başladığı zaman zarfında, bir takım şanssızlıklar yaşandı diyebilirim. Örneğin; dönemin turizm bakanı Erkan MUMCU’ nun istifası, kurul toplantılarının ertelenmesine neden oldu. Gerek kurulun işleyiş sistemindeki aksaklıklar, gerekse mimardan kaynaklanan gecikmelerden dolayı süreç çok yavaş işledi. Tabiî ki olaylar daha hızlı gelişebilseydi, iştahımız sekteye uğramadan bir şeyler yapardık ama bu sürecin uzama ihtimalini de ön görmüştüm. Bu yüzden yaşanan gecikmeleri, bir kriz olarak düşünmek yerine, daha iyiye ulaşmak yönünde süre kazandığımızı düşünerek, mükemmelliğe odaklandık.

Alanında çok yetkin ustalarla çalıştım ve ortaya çıkan ürünlerden çok memnun kaldım. Bunun dışında web sitesi ve tanıtım katalogları için yapılan fotoğraflamalar için ışığın en uygun, renklerin en sıcak olduğu sonbaharı beklememiz konusunda ısrar eden, profesyonel bir fotoğraf sanatçısı olan Aykan Özener'le çalıştık. 2,5 aylık beklemeyi gecikme değil en iyiyi aramak olarak kabul ettik.

Kısacası iyi şeylerin olması adına geçen süreyi kayıp zaman olarak nitelendirmiyorum. Aksine ortaya çok takdir gören birşey çıkarmışsanız, bir mesafe kat etmişsiniz demektir. Yapılan her tadilat ya da yenilenen her binayı, baştan yaratılan sanat eserleri olarak görmek istiyorum. İnsanların bu tip işlere girişirken sanat kaygısı taşımalarını bekliyor, geleceğe borçlu olduğumuzu unutmamalarını diliyorum. Bir yenileme, ticari kaygıların yanı sıra, muhakkak ve daha çok sanat kaygısı taşımalı bence. Ben, kendi adıma, geçmişten devraldığım kültür mirasını, aslını bozmamışlığın verdiği gururla geliştirerek geleceğe armağan edeceğim...

Bize zaman ayırdığınız , ve ülkemizin tarihine değer vererek bunu korumak adına yaptığınız ve yapacağınız tüm çalışmalar için sizi kutluyor ve başarılarınızın devamını diliyoruz..



Röportaj :Ufuk Özgül (düşeyazanlar)

http://www.duseyazanlar.com/editorun-sectikleri/guzel-atlar-ulkesi-nde-bir-peri-masali.htm
l